Hizmetlerimiz
- Vergi Hizmetleri
- Bağımsız Denetim
- Özel Denetim
- Kurumsal Finans
- AB Proje Hizmetleri
- Outsourcing
- Sistem ve Revizyon Danışmanlık Hizmetleri
- Diğer Hizmetler
Vergi Hizmetleri
Dünyanın neresinde bir iş yaparsak yapalım hep bir vergiyle karşılaşırız. Bugün verilen kararlar ilerideki vergi yükünüzün ağırlığını belirleyici olmaktadır. Ülkemizde de, diğer tüm dünya ülkeleri gibi, mali mevzuatta sürekli yaşanan değişikliklerin vergi kanunlarını hiç olmadığı kadar karmaşık bir yapıya sokması, şirketlerin aktif vergi planlamasına ihtiyaç duymasına sebep olmaktadır.
Moore Türkiye, müşterilerine maliyet olarak gördükleri vergilere özel çözümler bularak, ulusal ve global bakış açısı ve yaklaşımlarla destek vererek sadece kısa vadede değil uzun vadede de vergi verimlilik sağlamaktadır. Unutulmamalıdır ki, iyi yapılmış bir vergi stratejileri planlanması, şirketlere kar, yatırım ve işgücü olarak geri dönmektedir.
Bağımsız Denetim
Günümüzün küreselleşen dünyasında işletmelerin yatırım, birleşme, dışa açılma ve finansal kaynak bulma ihtiyacı arttırmış, bu ihtiyaçları finansman kuruluşlarından veya uluslararası yatırımcılardan karşılamak istemeleri sonucunu doğurmuş, dolayısıyla işletmeler arasında yeterli ve güvenilir finansal bilgi akışının önemi bir kat daha artmıştır. Ancak her ülkedeki farklı yasal düzenlemeler ve farklı muhasebe ilke ve uygulamaları uluslararası düzeyde finansal tabloların hazırlanmasını zorunlu kılmış; tüm bunlar muhasebe ve denetim uygulamalarının uluslararası kabul görmüş belli standartlara dayanılarak hazırlanmasını gerektirmiştir.
Bağımsız denetim kapsamında yapılan çalışmalarımız ile şirket yönetimi ve üçüncü şahıslar (potansiyel yatırımcı ve bankalar, özel finans kuruluşları) gibi mali tablo kullanıcılarının stratejik, yatırımsal, faaliyetsel ve hedefe dönük kararlar almalarında ihtiyaç duyulan mali tablolar, tarafsız, doğru ve uluslararası finansal raporlama standartları çerçevesinde hazırlanmaktadır.
Ayrıca, ülkemizde sermaye piyasalarında işlem gören kurumların dışındaki şirketlerin yasal mali tabloları ile Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (UFRS) göre hazırlanmış mali tabloların arasında çok büyük farklılıklar bulunmaktadır.
Moore Türkiye’nin bu kapsam dâhilinde sunduğu hizmetler aşağıda belirtilmiştir;
- Mali tabloların Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (UFRS) göre yeniden düzenlenmesi konusunda danışmanlık,
- Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (UFRS) göre hazırlanmış mali tabloların denetimi,
- Mali tabloların Birleşik Devletler Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartları’na (US GAAP) göre yeniden düzenlenmesi konusunda danışmanlık,
- Birleşik Devletler Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartları’na (US GAAP) göre hazırlanmış mali tabloların denetimi,
- Mali tabloların Birleşik Krallık Muhasebe Standartları’na (UK GAAP) göre yeniden düzenlenmesi konusunda danışmanlık,
- Birleşik Krallık Muhasebe Standartları’na (UK GAAP) göre hazırlanmış mali tabloların denetimi,
- Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tabi şirketlerin denetimi,
- Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) tabi şirketlerin denetimi,
- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) tabi şirketlerin denetimi,
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) tabi şirketlerin denetimi,
- 5200 Sayılı Üretici Birlikleri Kanunun 18. Maddesine göre hazırlanan yönetmelik kapsamında, Tarımsal Üretici Birlikleri ile Tarımsal Üretici Merkez Birliklerinin bağımsız mali denetimi,
Özel Denetim
Bu kapsamda verilen özel denetim hizmetlerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
- İç Denetim
- Faaliyet Denetimi
- Usulsüzlük Denetim
Kurumsal Finans
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı ekonomik büyüme enerji piyasalarında da önemli ölçüde hissedilmektedir. Türkiye Elektrik Dağıtım Şirketi’nin tahminlerine göre, Türkiye’nin elektrik ihtiyacı 2009 ile 2023 yılları arasında yıllık %6’lık bir artış göstermesi beklenmektedir.
Talepteki ciddi artış ve pazarın serbestleşmesi enerji sektöründe faaliyet gösteren yatırımcılar açısından Türkiye’yi cazip kılmaktadır. Bu faktörlerin yanı sıra Türk Hükümeti’nin uyguladığı teşvikler sayesinde yatırım projelerinin artması sağlanırken uygulanan tarife garantisi ile sektörde yaşanan büyümenin hızlanması hedeflenmektedir.
AB Proje Hizmetleri
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı ekonomik büyüme ve siyasi gelişmeler neticesinde gayrimenkul-inşaat sektörü yatırımcılar açısından cazip hale gelmiştir.
Ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik büyüme ve paralelindeki nüfus artışı işyeri ve konut ihtiyacının hızla artmasına neden olmuştur.
Hızla artan gayrimenkul talebinin yanı sıra, sağlam bankacılık sistemi, konut kredisi sistemi, seçkin inşaat firmaları gayrimenkul-inşaat sektörünün Türkiye’de hızla gelişmesini sağlayan faktörlerin başını çekmektedir.
Gayrimenkul-inşaat sektörünün karşılaştığı en büyük sorun, konut kredisi sistemine uygun olmayan kaçak ve eski konutlardır. Bu sorunun yanı sıra elverişli arazinin kısıtlı miktarda ve pahalı olması sektörün gelişimini olumsuz etkileyen bir diğer faktördür.
Türkiye AB üyeliği çerçevesinde gerçekleştirdiği reformlar ile yatırımcıların gayrimenkul sektörüne girmesini kolaylaştırarak sektörün rekabetçi yapısını korumayı hedeflemektedir.
Outsourcing
Cumhuriyetin ilk yıllarında gelişmeye başlayan gıda sektörü, zengin tarımsal kaynaklar ve genç iş gücü sayesinde kısa sürede ülke ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir.
Değişen yaşam koşulları, aktif iş hayatında yer alan kadın sayısındaki artış tüketim alışkanlıklarını değiştirmiştir. Bu değişen koşullar donmuş ve paketli ürünlere olan talebin artmasına neden olmuştur. Bu eğilimin yanı sıra yüksek gelir grubu organik ürünleri kimyasal ürünlere tercih etmeye başlamıştır.
Sektörde yaşanan olumlu atmosferin yanı sıra risklerin yüksek olması ve sektör çalışanlarının eğitim seviyesinin düşüklüğü sektörde yaşanan başlıca olumsuzluklardır.
Yaşanan olumsuzluklara rağmen sektörün AB ülkelerine ve yakın pazarlara ürün satabilme olanağı, genç nüfus ve iş hayatındaki aktif kadın sayısı ile doğru orantılı olarak artan talep artışı ve gelişen tüketici bilinci sayesinde Türkiye’de gıda sektörü yakın gelecekte hızla gelişmeye devam edecektir.
Sistem ve Revizyon Danışmanlık Hizmetleri
Günümüzün küresel dünyasında, gelişmiş bir ülke olabilmenin en önemli yolu rekabet edilebilir bir imalat sanayine sahip olmaktır.
Emek yoğun bir sektör olan Makine Ve İmalat sanayinde Türkiye, sahip olduğu yetişmiş eleman düzeyi, uygun mühendislik maliyetleri ve sektördeki talep yoğunluğu nedeniyle hızlı bir gelişim göstermektedir.
Makine imalatında hemen tümü ile ülkemizde imal edilen demir-çelik ve döküm hammaddeler kullanılmaktadır. Makine Ve İmalat sektörünün diğer bir önemli özelliği katma değer yüksekliğidir. Makine Ve İmalat sektörünün seri üretime olanak vermemesi ve emek ve mühendislik yoğun yapısı nedeniyle sektörün gelişmesi istihdama ve ülke teknolojisinin gelişmesine katkılar sağlamaktadır.
Son yıllarda yaşanan ekonomik kriz ve iç pazardaki olumsuz atmosfer nedeniyle ihracat oranlarında bir düşüş yaşanmasına rağmen, ihracatın artmasına yönelik hız verilen çalışmalar sayesinde makine ihracat oranlarında tekrar artış gözlenmeye başlamıştır.
Diğer Hizmetler
Kimya sektörü, Türk sanayisinin yapı taşı niteliğindedir. Sektör; otomotiv, deri ürünleri, cam, tekstil ve kâğıt ürünleri gibi birçok sanayi koluna büyük ölçülerde girdi sağlayan bir alandır.
Oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip olan kimya sektöründe, temizlik ürünleri, boya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi tüketim mallarının yanı sıra, tarım sektörü için gübreler ve tarım ilaçları, kimya sanayinin de dahil olduğu imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu organik ve inorganik kimyasallar, boyalar, laboratuar kimyasalları, termoplastikler, ve benzeri ürünleri üretilmektedir.
Türkiye’de petrokimyasallar üretimine 1970’te başlanmıştır. Türkiye’nin ihtiyacı olan petrokimyasalların % 25’i Petkim Petrokimya Holding A.Ş. tarafından yerli üretimle karşılanmaktadır.
Türk kimya sanayisinin ihracatı son beş yılda yıllık ortalama % 5’lik artış göstererek ülkenin toplam ihracatının % 4,5’ini oluşturmaktadır.






